Kayıtlar

bu ben değilim.

Allahım ilk defa alışveriş krizindeyim sanırsam, hiç de tarzım değildir ama o çantayı gördüm göreli lanet olsun başka hiçbir çantayı beğenmiyorum, üstelik çanta almam lazım ihtiyacım da var, gidiyorum, gitmeden almak lazım ama beğenemiyorum yok o çanta benim için ilah gibi birşey oldu. Bugün gittim dokundum. (Aslında anneme gösterdim, o kadar da değil.) Öküz herifler çanta dediğin şeyin %50 indirimli hali o kadar pahalı olur mu lanet olsun. Bende de ne zevk varmış arkadaş, sanırsın başıma tepeden tırnağa zevk akıyo da, o çanta olmazsa bozulacak. Oooof, bi 5'er bişey atın da alak ya imece usulü nolaaar. Çok şımardım, bu ben değilim.

ah

ah, göremedim, gitti aklımda sahneler, dün geceden kar yağıyordu üstümüze ayaklarımız kayıyordu yürürken bomboştu sokaklar bir bizimkiler, bir de taksiciler gülüyorduk dolu dolu kahkahalar gülümsüyordu gözlerimizin içi meğerse son olabilirmiş, bilemedim bir çakmağın ışığında gördüklerim hapsolmuş beynime kokusuyla fakat biri almış kalbimi yoruyor ellerinde tutamıyorum akıyorlar gözlerimden bilemedim son olabilirmiş ah, ihtimaller yoruyor adamı

Bin Muhteşem Güneş

Sevmeye korkuyorum bu adamın kitaplarını. İnsanlar popülerin çekiciliğine kapılmışım da gitmişim, ya da duygu sömürüsüne aldanmışım falan gibi düşünecek diye sanırım. Ne yalan söyleyeyim, ilk kitabını beğenip aldığım ikinci kitabını da pek beğendim ben. Pms etkisi de olabilir ama 200 sayfa birden okuduğum gece ağladım da üstelik. Türk filmi gibi düşünün, değişik karşılaşmalar, nihai hesaplaşmalar, acılar, yalanlar, aile ilişkileri, yanlış anlamalar var kitaplarında, aşk var, ama bunların ardında bir de devir var, Afgan halkının yüzleştiği. Savaşın ortasında çok karılı adamlar, küçük yaşta evlendirilen kızlar, burkaların altından dünyaya bakan kadınların ezilmişliği var, şeriat var, yerlebir olan şehirler, canını kurtarmak için ülkesini terkedenler, stadyum infazları var. Erkeğe bile şort giydirmeyen bir zihniyet var. Üstelik, hoşuma gitmiyor ama, bir İngilizin, Amerikalının kitabını okur gibi olmuyor, çünkü Rumi'den Tebrizi'den bahsediyor hikayeye dokundurarak, Nasreddin Hoca...

belki

Dansedebilirdik bugün, camekanlar yok olabilirdi, müzik yumuşayabilir, ışıklar sönükleşebilir, ve dünya etrafımızda dönebilirdi bir kaç saniyeliğine de olsa. Dansedebilirdik bugün, ama onun aklına gelmedi.

komşu

Alt kat komşumuz var bi, çıldırtır beni. Aslında başlı başına bi yazının konusu olmayı da haketmiyor değil, ama sevmem ben bu komşuyu. Aklımın var bir de komşusu, arada gelip hikayeler anlatır bana, onu severim ama. Karman çorman hayatı, yarım kalmış istekleri, hevesleri, hayal kırıklıkları falan. Anlatır durur sevinçlerini. Kendisi de değişir çokça. Bir geldiğinde bir arkadaşımın kılığına bürünür, bir geldiğinde tanımadığım biri, yabancının teki. Bazen masalcı gibidir, etrafımdaki hayatlardan ortaya alevli bir meyve tabağı yapar getirir, bazense gerçekten masalcı gibidir, gerçeğe paralel, ama gerçek değil, resmeder durur. Bugün uğradı bir 10 dakika. Kahvemi içmeye gelmiş. Deli midir nedir, aynen bizim alt komşu gibi kahvesini içmeye gelirken, kahvesini almış da gelmiş. "Komşu hanım", dedim, "bizim evde kahve yok mu sanki?". Dedi, "kahvem acı bugün.". Anlamadım. Boşverdim. Deli, dedim içimden, aynı alt komşumuz gibi delirdi bu da yalnızlıktan. Dedim, ...

paranormal activity

Resim
Geçenlerde bahsetmiştim en son gittiğim 'korku filmi' diye nitelendirilebilecek filmi ilk 15 dakikasında terkettiğimden ve korku filmi izleme konusunda hiçbir sıkıntım yokken bu olay yüzünden kendimi sorguladığımdan. Bugün bir gaz gidelim dedik bu filme, başta biraz tırsmadım değil yine rahatsız olursam diye ama korku filmlerindeki ses gelen yere doğru gidilmezse olmaz misali üstüne gidicem ya korkumun, gittim. Sinema dergisindeydi sanırım okumuştum filmle ilgili detayları. Blair cadısına benzetildiğini, filmin ilk gösteriminde filmin yarısında insanların salonu terkettiğini, sözde gerçek bir hikayeye dayandığını, aslında aynı filmin ikinci çekimi olduğunu, vs vs. Bir kere çoğu 'korkarım' diyen insanın bence rahatlıkla izleyebileceği bir film bu, çünkü filmin inişleri ve çıkışları var, gece karanlıksa, gündüz de aydınlık. Biraz gerilip sonra bir şey yaşanmayacağını bildiğiniz sahnelere geri dönüyorsunuz. Zaten o gerizekalı erkek arkadaş mevcutken, ah işte tam da sıradan...

ayın 21'i

Resim
I'm fine. bi de: http://www.formspring.me/thisisamie