Kayıtlar

iki aşk arasındaki beceriksizlikler

diyecek çok bir şey yok!

bir zamanlar gerçekti.

Eskiden kalma bir yazı buldum.. "günleri sayarsın, ama saymak da istemezsin, her geçen saniye ondan uzak kalmaya atılan bir adımdır çünkü. her görüşünde acaba bu son görüşüm mü onu diye telaşlanırsın, ama belki de son olduğunu bilmeden yaşamak o son görüşmeyi en iyisidir. bile bile veda ettiğinde çünkü gözyaşlarını tutamazsın, göğsüne bir hançer saplanır, ve duygusal acının fiziksel acıya dönüştüğü anlardan biridir o. bakarsın, başını öne atmış gözlerini kaçırıyordur, ağlamak istemiyordur karşında besbelli, ama görürsün mavi gözlerindeki hüznü. trenin dakikalarını sayarsın, kalk artık lanet olası tren diye söylenirsin içinden, çünkü o garda durduğun her saniye acın katlanarak artmaktadır. saatte 200 km hızla uzaklaşırsın sonra ondan. sonraysa tren yetmez seni taşımaya, bir uçağın penceresinden bulutlara bakarsın, uçabileceğine inandığın o dakikalarda uzanıp dokunmak istersin bulutlara.   ayrı kaldığınız ilk günler pek anlamazsın ne olup bittiğini. karar vermeye çalışırs...

inkar.

iki satır yazayım dedim, fizy'ye uğradım önce, dinlemek istediğim şarkıyı aratırken daniel yazacağıma denial yazdım iyi mi. sonra da yazmak istediklerimden vazgeçtim.

hayal mi hakikat mi?

"Bu o kadar mühim bir felaket mi? Hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hala kabul edemiyor musunuz? Bütün yakınlaşmalar, bütün birleşmeler yalancıdır. İnsanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler, üst tarafını uydururlar. Ve günün birinde, hatalarını anlayınca, yeislerinden her şeyi bırakıp kaçarlar. Halbuki mümkün olanla kanaat etseler, hayallerindekini hakikat zannetmekten vazgeçseler bu böyle olmaz."

daha 17

Resim
bu şarkıyla resmen içimdeki ergen ortaya çıktı. beni affedebilirsiniz bence.

never regret something that once made you smile.

belki kendimi kandırıyorumdur ama, aslında seni hiç özlemedim. kendimi kandırdığımı da düşünmüyorum ama bana bu ihtimali düşündüren şeyler 1. zamanında gururumun yerlere serilmiş olması ve içten içe yerlerden toplamaya çalışma isteği, 2. çok zaman geçti, ve çok adam geçti ama hiçbiri 'birisi' değildi. bu sebeplerden ben yeaa üzülmüyorum yaa unuttum diye artislik yapıyor olabilirim.  şimdi buraya içimi döktüren senin bir zamanlarki varlığın evet, ama ne bileyim pişmanlıklar, yalvarmalar, beklentiler için değil. sadece saçmasapan bi yerden blogumdaki eski bir yazı çarptı gözüme. o yazıyı yazdığıma değmiş mi, diye düşündüm. daha doğrusu o yazıyı yazdıran hislere yazık mı olmuş, boşa mı gitmiş diye düşündüm. karar veremedim. piyasada bir şarkı dönmekte. kal, bu sözler dönmen için yazılmıyor  diyor şarkıda. çok beğeniyorum ben de bu sebepten. artislik yapıyor ya ondan. belki de ben dön dedikçe sen dönmemiştin, ondan yine kendimi kandırıyorumdur. yalnız kendimi bu denli kan...

lan oğlum.

bana sevmek sevilmek yasaklansın. ben başa çıkamıyorum. işin içinden hiç çıkamıyorum. valla. al yarebbim duygularımı + libidomu falan. sevgiler.