Kayıtlar

hayal mi hakikat mi?

"Bu o kadar mühim bir felaket mi? Hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hala kabul edemiyor musunuz? Bütün yakınlaşmalar, bütün birleşmeler yalancıdır. İnsanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler, üst tarafını uydururlar. Ve günün birinde, hatalarını anlayınca, yeislerinden her şeyi bırakıp kaçarlar. Halbuki mümkün olanla kanaat etseler, hayallerindekini hakikat zannetmekten vazgeçseler bu böyle olmaz."

daha 17

Resim
bu şarkıyla resmen içimdeki ergen ortaya çıktı. beni affedebilirsiniz bence.

never regret something that once made you smile.

belki kendimi kandırıyorumdur ama, aslında seni hiç özlemedim. kendimi kandırdığımı da düşünmüyorum ama bana bu ihtimali düşündüren şeyler 1. zamanında gururumun yerlere serilmiş olması ve içten içe yerlerden toplamaya çalışma isteği, 2. çok zaman geçti, ve çok adam geçti ama hiçbiri 'birisi' değildi. bu sebeplerden ben yeaa üzülmüyorum yaa unuttum diye artislik yapıyor olabilirim.  şimdi buraya içimi döktüren senin bir zamanlarki varlığın evet, ama ne bileyim pişmanlıklar, yalvarmalar, beklentiler için değil. sadece saçmasapan bi yerden blogumdaki eski bir yazı çarptı gözüme. o yazıyı yazdığıma değmiş mi, diye düşündüm. daha doğrusu o yazıyı yazdıran hislere yazık mı olmuş, boşa mı gitmiş diye düşündüm. karar veremedim. piyasada bir şarkı dönmekte. kal, bu sözler dönmen için yazılmıyor  diyor şarkıda. çok beğeniyorum ben de bu sebepten. artislik yapıyor ya ondan. belki de ben dön dedikçe sen dönmemiştin, ondan yine kendimi kandırıyorumdur. yalnız kendimi bu denli kan...

lan oğlum.

bana sevmek sevilmek yasaklansın. ben başa çıkamıyorum. işin içinden hiç çıkamıyorum. valla. al yarebbim duygularımı + libidomu falan. sevgiler.

geçen sene bugün

geçen sene bugün evde şu an oturduğum yerde oturmuş, önümde yine bilgisayar, üzüntüden kendimi yiyip bitiriyor, sinirlenerek üzüntümü geçirebilirim sanıyordum. bir facebook sayfasına takılmış kalmış f5'e basıp duruyor, sayfaya uğramış tanımadığım kızlara küfrediyordum. kalbim kırıktı. gözlerim ıslak. mutsuzluktan ölünebilir, zannediyordum. ölünmüyormuş.

bizim büyük çaresizliğimiz

"Aslında bir hata varsa o da neydi biliyor musunuz Hata bu kadar ağır bir şeyin altından kalkabileceğini düşünmen Yani, anneni babanı kaybetmişsin Daha çocuksun Bakıyorsun, Aaa yaşıyorum, diyorsun Demek ki kaldırabiliyorum Ayaktayım, bir işim var Çetin iyi kötü okuyor Bi felaket bekliyordum, olmadı, diyorsun Oysa Zamanla oluyor, ne oluyorsa Sen farketmeden, sen anlamadan Çetin, şimdiki Çetin oluyor mesela Ben de şimdiki Murat.."

çılgın analojiler peşindeyim

Pazara gidersin de kimi pazarcı seçtirir, kimisi seçtirmez ya. Eskiden elmaları biz seçerdik. Şimdi pazarcı kendi doldurup zorla tutuşturuyor elimize. Pazarcı kim, o da belli değil. Elimize tutuşturduklarının içinde güzeli de var, çürüğü de. Kimi belli ediyor iyi mi çürük mü diye hemen ama, iyi görünümlü çürükler var bi de işte.